Kapadokya - NevÅŸehir

Türkiye 1 Yorum »

Kapadokya

Kapadokya bölgesi, doÄŸa ve tarihin dünyada en güzel bütünleÅŸtiÄŸi yerdir. CoÄŸrafik olaylar Peribacaları’nı oluÅŸtururken, tarihi süreçte, insanlar da, bu peribacalarının içlerine ev, kilise oymuÅŸ, bunları fresklerle süsleyerek, binlerce yıllık yaÅŸlı medeniyetlerin izlerini günümüze taşımıştır.

Roma İmparatoru Augustus zamanında Antik Dönem yazarlarından Strabon 17 kitaplık ‘Geographika’ adlı kitabında (Anadolu XII,XIII,XIV) Kapadokya Bölgesi’nin sınırlarını güneyde Toros DaÄŸları, batıda Aksaray, doÄŸuda Malatya ve kuzeyde DoÄŸu Karadeniz kıyılarına kadar uzanan geniÅŸ bir bölge olarak belirtir.

Bu günkü Kapadokya Bölgesi Nevşehir,Aksaray, Niğde, Kayseri ve Kırşehir illerinin kapladığı alandır. Daha dar bir alan olan kayalık Kapadokya Bölgesi ise Uçhisar, Ürgüp, Avanos, Göreme, Derinkuyu, Kaymaklı, Ihlara ve çevresinden ibarettir.

Devamı İçin Tıklayınız!

Fethiye - MuÄŸla

Türkiye Yorum Yok »

Ölüdeniz

Bugunkü Fethiye kenti yakınlarındaki Belen’de, MÖ. 3000′lerde kurulduÄŸu sanılan antik Telmessos kenti, Lykia’nin Karia sınırında yer alıyordu. Uzun bir süre Lykia’ya karşı bağımsızlığını koruduktan sonra, MÖ. 6. yüzyıl ortalarında Pers egemenliÄŸine girdi. MÖ.5. yüzyılda Delos BirliÄŸi’ne, MÖ.362′de de Lykia’ya katıldi. Ardından Karia Kralı Mausolos’un eline geçti. MÖ.333′te yöreye gelen İskender’in egemenliÄŸini Selevkoslar’ın yönetimi izledi. MÖ.3. yüzyıl sonlarında Mısır’daki Lagos Hanedanı’na baÄŸlandi. MÖ.188′de Pergamon (Bergama) Krallığı’nın egemenliÄŸine girdi. Pergamon Krallığı’nın MÖ.133′te yıkılmasından sonra kısa bir süre bağımsız kaldı ve Rodos’la iÅŸbirliÄŸi yaparak Pontus Kralı Mithradates’e karşı koydu. Daha sonra Roma ve Bizans yönetiminde yaÅŸadı. 8. yüzyılda Anastasiuopolis, 9. yüzyıldan sonra da anılmaya baÅŸlandı. 1284′te MenteÅŸeoÄŸulları’nın yönetimi altına girdi; 1424′te Osmanlı topraklarına katıldı. Zamanla Megri’ye dönüşen adı, 1913′te uçağı düşen ilk hava ÅŸehitlerinden Fethi Bey’in anısına Fethiye olarak deÄŸiÅŸtirildi. 19. yüzyıl sonlarında Aydın vilayetinin menteÅŸe sancağına baÄŸlı bir kaza merkezi olan Fethiye, 11 Mayıs 1919′dan 20 Haziran 1920′ye deÄŸin İtalyan iÅŸgali altına alındı.

Ölüdeniz gibi dünyada eÅŸi bulunmayan bir plajı bulunan Fethiye Türkiye’nin turizm merkezlerinden biridir. Af Kule gibi dalış bakımından çok uygun yerlere sahiptir. Turizme açılmış birçok maÄŸara mevcuttur. DoÄŸal yapısı ile Yamaç paraşütü gibi alternatif sporlar yapılmaktadır. Kelebek Vadisi ve Kabak Koyu gibi doÄŸası bozulmamış çok özel bölgeler vardır. Günlük turlar ile 12 Adalar diye adlandırılan adalar ziyaret edilebilir.

Ölüdeniz dışında Fethiye civarındaki birbirinden güzel plajları: Belcekız (Belceğiz), Çalış Plajı, İztuzu Plajı (Dalyan)

Bu kadar alternatifin yanında antik çağlardan kalmış kent kalıntıları ile kültür turizmine de açıktır. Fethiye çevresindeki antik kentlerin bazıları şöyledir: Telmessos, Kaunos, Kadyanda, Tlos, Pınara, Letoon ve Xanthos. Bunların dışında zengin eserleriyle Fethiye Müzesi de turizme hizmet etmektedir.

Şövalye Adası: Tarihte Meğri adası, Fethiye adası isimleriyle de anılan Şövalye adası; Fethiye körfezini kapatan ince uzun, lades kemiği şeklinde bir adadır ve limanı korunaklı bir yer haline getirir. Bölgeyi çevreleyen adalar zincirinde üzerinde yerleşim yeri bulunan tek adadır. Şövalye adasının batısında Kızılada, doğusunda Çalış Plajı, güneyinde Fethiye, kuzeyinde açık deniz vardır. Limanın tam göbeğinde olan yerleşiminden dolayı gün boyu güneş ışığını takip eder.

Wikipedia’dan alınmıştır.

Bodrum Kalesi

Türkiye 2 Yorum »

Borum Kalesi

Bodrum Kalesi, Bodrum’un simgesi haline gelmiÅŸ ve bugün Sualtı Arkeoloji Müzesi olark kullanılan kale. (St. Peter Kalesi)

Bodrum kalesi iki liman arasında kayalık bir alan üzerinde kurulmuştur. Antik çağda önce ada olan bu alan sonraları kente bağlanarak yarımada durumuna gelmiştir.

1406 - 1523 tarihleri arasinda inÅŸa edilen St. Jean Sövalyeleri’nin kalesi, kare planlı, 180 x 185 m. ölçülerindedir. İç kale içinde deÄŸiÅŸik ülke adları verilmiÅŸ kuleler bulunmaktadır. En yüksek kule deniz seviyesinden 47.50 m. yükseklikte olan Fransız Kulesi’dir. DiÄŸer kuleler İtalyan Kulesi, Alman Kulesi, Yılanlı Kule ve İngiliz Kulesidir.

Kalenin doğu duvarı dışında kalan bölümleri çift beden duvarları olarak takviye edilmiştir. İç kaleye 7 kapı geçilerek ulaşılır. Kapılar üzerinde armalar bulunmaktadır. Armalar üzerinde haçlar, düz veya yatay bantlar, ejder ve aslan figürleri bulunmaktadır. İç kalede Sapelin alti dahil olmak üzere 14 sarnıç vardır. Kale korugani, çiftli duvarlar arası su hendeği, asma köprü, kontrol kulesi, II. Mahmut tuğrası kalenin göze çarpan yerlerindendir.

Bodrum Kalesi, 19. yüzyil sonunda kalenin hapishane olarak kullanıldığı dönemde bir hamam yapısı ile Osmanlı niteliği kazanmistir.

Kale bugün Sualtı Arkeoloji Müzesi olarak kullanılmaktadır. Müze koleksiyonlarında bulunan eserler Türk hamamı, Amphora sergilemesi, DoÄŸu Roma Gemisi, Cam Salonu, Cam Batığı, Sikke ve Mücevherat Salonu, Karyalı Prenses Salonu, İngiliz Kulesi, İşkence ve Katliam Odaları ve Alman Kulesi’nde sergilenmektedir. Ayrıca, 33.5 dönüm geniÅŸliÄŸindeki bir arazi üzerine kurulmuÅŸ olan kalede açık mekanlarda da eser sergilenmektedir.

Müze, 1995 yılında Avrupa’da Yılın Müzesi Yarışması’nda “Özel Övgü” ödülünü almıştır.

Olimpos - Antalya

Türkiye 2 Yorum »

Olimpos

Antalya’ya 60 km. uzaklıkta, Caretta Caretta kaplumbaÄŸalarının yavrulama alanı olduÄŸundan sit alanı olarak korunan, genellikle üniversite öğrencilerinin tercih ettiÄŸi tatil köyü. AÄŸaç evleri, çadır mekanı olarak kullanılabilecek açık alanları, Likya Kral Yolu üzerinde bulunması önemli özellikleridir.

Olympos Hellenistik Devir’de kurulmuÅŸtur. Varlığını M.Ö. II. yüzyılda bastırdığı Lykia birlik sikkelerinden anlıyoruz. M.Ö. 100′de birliÄŸin önde gelen ve üç oy hakkına sahip altı ÅŸehrinden birisi olmuÅŸtur. M.Ö. I. yüzyılda Olympos’a korsanlar dadanmış, ÅŸehir korsanların yerleÅŸtiÄŸi bir yer haline gelmiÅŸtir. M.Ö. 78′de Roma komutanı Servilius Isaurieus Olympos’u korsanlardan temizleyerek ÅŸehri Roma topraklarına katmış, Roma dönemi sırasında hemen yakınındaki tabii gazların yandığı Çıralı’daki Demirci tanrı Hephaistos kültü ile büyük bir ün sahibi olmuÅŸtur.

Kaptan Eudemos’un Lahdi M.Ö. II. yüzyılda bütün Lykia kentlerindeki onarım ve yardımlarından tanıdığımız Rhodiapolisli Opramoas’ın Olympos’a da yardım elini uzattığını ve birçok yapının onarımını ve yeniden yapımını saÄŸladığını görüyoruz. Böylece bu yüzyıl Olympos’un en refah içinde olduÄŸu yüzyıl olmuÅŸ, bundan sonraki III. yüzyılda yeniden korsanlar Olympos’a musallat olmuÅŸlardır. Korsanların saldırıları zengin ve mamur ÅŸehri bir anda fakir düşürmüş ve önemini yitirmesine sebep olmuÅŸtur. Bundan sonra ÅŸehir önemsiz küçük bir kent olarak yaÅŸamını sürdürmüştür.

Venedik, Ceneviz ve Rodos şövalyelerinin Akdeniz’de cirit attığı Orta ÇaÄŸ’da ÅŸehir biraz hareketlenmiÅŸ ise de Osmanlıların deniz üstünlüğünü kurmalarından sonra iyice önemini kaybetmiÅŸ ve XV. yüzyılda terk edilmiÅŸtir.

Wikipedia’dan alınmıştır.

Designed by Salomonis
Sitemap Yazilar RSS Yorumlar RSS Log in